BURSA SEVDAM : MURADİYE'YE CAN VERENLER 1
MURADİYE'YE CAN VERENLER 1 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MURADİYE'YE CAN VERENLER 1 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Nisan 2019 Pazar

MURADİYE'YE CAN VERENLER 4

Nisan 21, 2019 2
MURADİYE'YE CAN VERENLER 4

MURADİYE'YE CAN VERENLER 4

ESKİ HAMAM Mısır sultanına da adı azep Bey ile hayli zırhlı Cebeli kafir göndererek zırh cebe gösterdiler Mısır sultanı da bu Cebeli kafirleri görerek Allah Osman oğlu'nu muzaffer kılsın dedi o Cuma bütün mescitlerde hutbeyi Murathan adını okuttu Azad Bey'e de mübalağalı şeyler verdi Sultan Murat Han onu Mısır'dan dönüşünde paşalık rutbesi ile Taltlif buyurdu Azat Bey Abdullah'ın oğludur türbe ve Cami içinde bulunan kitabeye bakılırsa büyük bir aileye mensup olduğu anlaşılır 1450 den sonra ölmüştür Turhan Bey adında bir oğlu Selçuk hatun ve Zübeyde Hatun adında iki kızı vardı Muradiye semtinde adıyla anılan mahalleye bu güzel Kargir ve tek kubbeli Mescidi yaptırılmış ve çok zengin Vakıflar bağışlamıştır ömrünü harp meydanlarında geçen azatbey vefatından sonra da gaza şerefinden hissedar olmak için harbe asker göndermek üzere para vakfetmiş ve her kim giderse 4200 akçe verilmesini şart eylemiştir öldükten sonra da vatanın koruyuculuğunu devam etmek ne Saadet...  Biz de Yolumuza devam
edelim Azat Bey Camii önündeki galiba adı eskiden kullukçu şimdi okul olan sokaktan aşağı doğru indim yine kaplıca Caddesi'ndeyim sola ziyaretimizi bekleyen hamzabey Mahallesi'ne doğru yürüyoruz Cadde Muradiye külliyesine ikiye ayırmış sağda mektep medrese Cami İmaret ve Türbeler Yaralıyor hamam yalnız başına soldu kalmış ona kendisi gibi yaşlı bir bina Süleyman Bey türbesi arkadaşlık ediyor  lakabının karıştıran mı karşı Duran mı olduğu tartışmalı olan Süleyman Bey Fatih Devri devlet adamlarından biriydi cebe Ali Bey'in yeğeni meşhur Osmanlı tarihçisi Dursun Bey'in eniştesi olan karıştıran Süleymanpaşa çakırağa Çandarlı İbrahim Paşa ve Cebeli Ali Bey gibi bursa'da subaşılık yaptı Fatih Sultan Mehmet Edirne dönüşünden önce karıştıran Süleyman Beyi 1500 Yeniçeri ile birlikte şehrin subaşısı Hızır beyde Kadı tayin etmişti  daha sonra Anadolu ve Rumeli Beylerbeyi Semendire Beylerbeyi ve Amasya Valisi de olmuştur 1490 da vefat etti aşıkpaşaoğlu Ondan söz ederken Sultan Mehmet Han Gazi ki İstanbul'u fethetti subaşılı ını Kulu Süleyman beye verdi bütün ülkesine Kullar gönderdi ki isteyen gelsin İstanbul'da evler Bağlar ve bahçeleri gelip mülk olarak tutsun dedi Her kimki geldi verdiler diyor Süleyman Paşa'nın tamir görmüş türbesine uzun uzun baktım üzerine zamanın yorgunluğu silmiş nasıl sinmesin ki ta fetih yıllarından geliyor 1949 yılında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından onarılmış olması da onu bütünü ile kendisine getirememiş türbenin yanında Bir de medresesi olduğu biliniyor ama Ondan bir iz bir eser kalmamış  Süleyman Bey türbesi nin girişi kuzey yönündedir kapının bulunduğu beden duvarları hariç diğerlerinde sivri Kemer alınlıklı mermer söveli Demir parmaklıklı ikişer pencere üstü yuvarlak Kemerli birer pencere yer alıyor yapının üzeri kubbe ile örtülmüş Cadde tarafından mezar hücresine girişinde sağlayan bir kapı bulunmaktadır türbe içinde sanduka yoktur Süleyman paşa bursa'da bir medrese yaptırmıştı alboya cılar Çarşısı'nda karıştıran Süleyman Paşa Çeşmesi vardı bursa'da eskiden her mahallenin kapıları olurdu meşhur kapılardan biri de Muradiye'deki karıştıran kapısı idi Karıştıran Süleymanpaşa zenginliğini yaptırdığı eserler ile ve kurduğu Vakıflar bursa lı larla paylaşmıştı... yol ayrımına geldiğimde Hamza Bey'i ziyaret etmeyi bir başka zamana bırakarak sağa döndüm niyetim Muradiye türbeleri ne uğramaktı de bu nedenle şimdi Muradiye İlköğretim Okulu olan Muradiye mektebine ve sağlık kuruluşu olarak kullanılan medreseye Kapıdan şöyle bir bakıp geçtim bu gezi sırasında Sanki yanımda birileri varmış gibi bir duyguya kapılmıştım acaba bunlar bursa gezilerinde bana yoldaşlık eden eski zaman ziyaretçisi miydi bilmiyorum Yalnız tam türbelere dönüyordum ki bir yalnızlık hissettim yol arkadaşlarım birdenbire sır olmuşlardı anladım ki sabrın acı Meyvesi olan Muradiye türbeleri ne benimle birlikte gezmek istemiyorlardı Kim bilir belki de ziyaret sırasında dökecekleri gözyaşlarını Bana göstermek hoşlarına gitmiyordu  Muradiye türbelerinde
ESKİ BURSA MANZARASI
yalnız Ziyaretçiler gözyaşı dökmez her ölen padişahın ve cem vak'asına kadar her öldürülen Şehzade nin cenazesi şehre getirildikçe bu geçmiş zaman güzelinin kalbi Şüphesiz bir kere daha burkuluyor benden uzak yaşıyorlar ancak öldükleri zaman bana dönüyorlar Bana bundan sonra sadece onların ölümlerine ağlamak düşüyor diyordu Evet Muradiye küçük türbeleri ile genişledikçe bursa hangi vesilelerle ancak hatırladığını anlat diyen TanPınar ağlayanlar arasında bizzat Bursa'nın da yer
aldığını söyler Sultan 2 Murat Türbesi yolun tam karşısında yer alıyor çok güzel çok muhteşem saçaklı bir Kapıdan girince direkler üzerine oturtulmuş açık bir kubbenin altında yalnız başına yatan II.Murad'ın kabri karşınıza çıkıyor rivayete göre Sultan beni Allah'ın rahmetinden mahrum bırakmayın diyerek kubbenin ortasının açık bırakılması mı Vasiyet etmiş ve 1451 de vefat edince İşte bu türbeye gömülmüş II.Murat Türbesi'nde doğusundan bitişik küçük kubbeli bir türbe daha var bu türbenin dışarıya açılan kapısı yok II.Murat Türbesinden giriliyor burada 4 mezar var Bunlar Sultan II Murat'ın şehzadeleri Ahmet Alaaddin Orhan ile kızı Şehzade hatunun kabirleri dir Belli ki ahiret yolunda babalarına yoldaşlık ediyorlar Sultan Murad'ın başka ziyaretçileri de vardı Fatihalar okuyup türbeden çıktım Dostlarım olmadan diğer türbeleri gezmek içimden gelmiyor du çaresiz Sultan Murad'ın Türbesi önünde bir sürü oturdum benimle birlikte türbeyi ziyaret edenler de karşımdaki banka oturdular gözüm yeniden türbenin saçağına ilişti kendi kendime dedim ki Sultan Çelebi Mehmet'in oğlu Fatih Sultan Mehmet'in babası Sultan II.Murat han herhalde türbesinin saçağındaki süs ve debdebeye karşılık içindeki sadelik ile  geride kalanlara dünya malının geçiciliğini ve Gönül kapısından girememesi gerektiğini göstermek istiyor Muradiye caminin minaresinden ağustos ayının son öğle ezanı okunurken birden Sultan Cem Türbesi istikametinden daha çok kadınlardan oluşan konuşmalarıdan oluşan konuşmaları ve siyah ferace lerinden Balıkesir'in köylerinden geldiklerini Anladığım bir ziyarete grubu geldi içlerinden birisi sol tarafımda kökünden kopmuş ve uzanmış yatan Çınar'a gösterdi hayretle şu ağaca bakın dedi yüzyılların yüküne daha fazla dayanamayan yaşlı çınar olduğu yerde çökü vermiş yıllarca gölgesinde barınanlar da cesedini mumyalayıp bırakıvermişler şimdi Çınar'ın o kalın gövdesinin Hayat damarları olan köklerinden koptuğu yerde çok canlı çok taze çok geri çok göz alıcı ve çok anlamlı bir fidan yükseliyor oturduğum yerde ezanı dinlerken bu taze fidanı bir süre seyrettim onun diri canlı ve kendinden emin hali Ben de yeni Ümitler uyandırdı galiba her şey yeniden başlıyoruz dedim acaba bu taze fidan yanında uzanıp yatan babası gibi dallarıyla Cihan'ı kuşatacak mı O da cet leri gibi yüzyıllara hükmedecek mi kim bilir...??
BBB Bursa Gezileri Kitabı'ndan alıntıdır....

16 Nisan 2019 Salı

MURADİYE'YE CAN VERENLER 1

Nisan 16, 2019 0
MURADİYE'YE CAN VERENLER 1
MURADİYE'YE CAN VERENLER 1
"Gümüşlü Bir Zafer aynası Muradiye, Sabrın acı meyvesi, Ömrünün timsali beyaz nilüfer, Türbeler, Camiler, Eski bahçeler,   Ahmet Hamdi Tanpınar.
BURSA MURADİYEMuradiye'yi İhmal mi ediyorum ?"soru ve endişesinin iyice benliğimi sardığı bir gün Muradiye semtini ziyarete karar verdim önce kendime bir yol haritası çizmem gerekiyordu bu tür gezilere kişinin özel otomobili ile gezmesini doğru bulmuyorum neden'mi düşünmeye ve hayal etmeye zaman "Gümüşlü bir fecrin Zafer aynası Muradiye Sabrın acı Meyvesı"gerekiyor galiba o zaman düşünce ve hayallerimle baş başa kalabileceğim aslında gönlünüzde Bursa varsa yolunuzda Hisardan geçiyorsa zaman içinde geriye doğru bir gezinti yapmamanız mümkün olmuyor olmuyor cünki Saltanat kapısı'nın yeniden yapıldığını görüyorsunuz onu görünce'de zihniniz Fetih günlerine Fethin kahramanlarına takılıp kalıyor. ama ben bugün direneceğim ve sadece Muradiye'yi düşüneceğim Türbelerin önünde kısa bir mola istisna edilirse hemen hiç durmadan Haşim İşcan Parkı'na kadar yürüdüm Önce kendime Muradiye'yi görebilecek ve bana geçmişte yolculuk yaptıracak güzel bir yer bulmam gerek ...Buldum'da oturduğum yerden geriye doğru baktım göremeyeceğimi bile bile bakışlarımla Osman Gazi'nin Türbesini Gümüşlü Kümbed'i aradım sonra gözlerim aşağılarda Yeşillikler arasında serpilmiş duran Türbelere Muradiye Türbelerine takıldı elimde olmadan ağzımdan Mısraları dökülüverdi zihnimin çözemediğim bir sırrı var ne zaman Muradiye den bahsetsem hatta Muradiye aklıma gelse mutlaka Koca Naib'i ve Muradiye Semtinde adı ile anılan Mahalleyi düşünürüm bunun için Muradiye Gezisine Koca Naib Mahallesinden başlamak istiyorum oturduğum yerden Fabrika-i Hümayun binası görülüyor Koca Naib Camii onun yanı başında duran iki servinin arkasında olmalı çevresinde de Koca Naib Mahallesi Yerimden kalktım ve korkuluk demirlerine dayanarak Muradiye'ye daha dikkatli bakmaya başladım bir taraftan zihnimde gezi güzergahını oluşturmaya çalışıyor diğer taraftan Koca Naib Cami'ini arıyorum işte orada olmalı diye içimden geçirirken ağaçların arkasında kalan minareyi fark ettim Yola çıktığımda Parkın serin ve ferahlatıcı havası birden bire yok oldu Asfalttan yansıyan Güneş ışınları insanın yüzünü yakıyor kalabalık ve egzoz dumanları da cabası az ileride "Yıldız Kahve var"yürüdüğüm cadde "Kaplıca Caddesi"gözüm karşı köşede yol ayrımında bir Sur kalıntısı üzerinde inşa edilen evin duvarındaki "kaplıca Caddesi"tabelasına ilişti bu Cadde Adını bir zamanlar bizim şu anda bulunduğumuz yerde olması gereken Bursa Hisarının ikinci önemli kapısı "kaplıca kapı"dan almış "kaplıca kapı"çoktandır yok Olacağada benzemiyor galiba bu ve benzeri nice varlığımızın sadece adını kullanmakla teselli bulacağız az ileride sola ayrılan yol Hisarın başka Mahallesine bulamıyorsun trafiğin sıkıntısı hayal dünyanıza gecişiniz'e de düşünce ufuklarınızda dolaşmanıza da imkan vermiyor halbuki bir insanın kesinlikle bunlara ihtiyacı var olmalı iyisimi dolmuşa veya belediye otobüsüne binip Muradiye'ye gideyim diye içimden geçirdim toplu taşımada bazı insan manzaraları sizde daima yeni düşünceler doğurabilir önce hoşuma giden bu fikir durakta birden cazibesini yitirdi çünkü otobüste gürültülü bir kalabalık beni bekliyordu en iyisi yürümek ne var ki oda kolay değil Muradiye'yi en iyi
FABRİKA-I HUMAYUN
görebileceğim yerlerden biri Haşim İşcan parkı'dır diyerek yola çıktım bir an önce Atatürk Caddesindeki kalabalıktan kurtulmak Tophane yokuşunu çıkmak Osmangazi'nin oğlu Alaaddin Paşanın Adını taşıyan "Alaaddin Bey Mahallesi"ne gidiyor Aşık Paşaoğlu'nun anlatımı ile Alaaddin Bey Al-i Osman fedakar ve hayırsever bir evladı idi tahtı seve seve kardeşi Orhan Gazi'ye bırakmış Bursa Hisarının bu köşesine Latif bir Cami Hamam ve Çeşme yaptırarak Şehri önce o şenlendirmişti Kükürtlü"de de bir Tekke yaptırdı Muradiye'ye inmek için daracık yaya kaldırımında yürümeye başladım yolun bu kısmında yaya ve arabalar için tehlikeli olabilecek dik virajlar var düzlüğe indiğimde kendimi "Fabrika-i Hümayun"binasının önünde buldum Fabrika-i Hümayun Sultan Abdul Mecid döneminde "Hazine-i Hassa-i Şahane"tarafından Finanse edilerek kurulan Devlete ait ilk İpek (Harir) Fabrikasıdır Sarayın İpekli Canfes ve İpekli Kadife Kumaş ihtiyacını karşılamak üzere Hereke'de acılan Dokuma Fabrikasına İpek İpliği sağlamak amacı ile 1852 yılında kurulmuştur bundan bir kaç yıl önce bir grupla birlikte gezdiğimiz Fabrika-i Hümayun "Divanhane" "Kozalık" "Mıncınıkhane" ve kasr-ı Hümayun (Saltanat Köşkü) adında dört yapıdan oluşan bir Külliye olarak yapılmış ne Yazık ki bu binalardan sadece ikisi günümüze gelebilmiş.....devam edecek

(BBB Bursa Gezileri kitabından alınmıştır)

25 Ekim 2015 Pazar

ÇANDARLI İBRAHİM PAŞA HAMAMI

Ekim 25, 2015 0
ÇANDARLI İBRAHİM PAŞA HAMAMI
CANDARLI İBRAHİM PAŞA HAMAMI
CANDARLI İBRAHİM PAŞA HAMAMI
Çandarlı Halil paşanın oğlu Sadrazam İbrahim Paşa tarafından eşi hatice hatuna gelir getirmesi amacıyla yapılmış olduğu söylensede bir başka görüş olarak fenari ailesinden olan eşi kendi parasıyla 1485 yılında yaptırılmıştır hamamın vakfı Hatice hatun vakfıdır halk arasında Çandarlı Hamamı olarak bilinir 15 yüzyılın ikinci yarısında yaptırılmıştır İbrahim Paşa subaşı'sı iken ordu ile istanbul kuşatmasına katılmış üstün başarılar elde etmiştir hamamın duvarları üç sıra tuğla bir sıra kesme taş örülmüştür kesme taşların arasına dikine tuğlalar konulmuş ve özgün Osmanlı mimarisini sunmaktadır hamamın üzeri kubbelerle örtülmüş dikdörtgen planlı yapının soğukluğuna batı kapısından girilir ve harika bir kapısı vardır girişte tuğla süslemeler bulunmaktadır soğukluğun üstü kubbeyle kapatılmış ve buradan dikdörtgen ılıklığa girilir karşında iki halvet odası bulunur yapının mimari değeri oldukça iyi korunmuş görünmektedir ne yazık ki cumhuriyet döneminde bursa da bulunan bir kaç Osmanlı mimarisi gibi bu yapı da bir alman vatandaş olan alfons'un malı iken kültür bakanlığı tarafından satın alınarak  70 li yıllarda küçük bir restorasyon çalışması ile kütüphaneye çevrilmiş ve 2015 yılında kapsamlı bir çalışma ile kentimize kazandırılmış bulunmakta Bursa hisar bölgesindeki çandarlı İbrahim paşa hamamının restorasyonun ardından Tophane Anadolu Teknik Lise ve endüstri Meslek Lise'sinin Müzesi olarak kente kazandırılmasına Bursa büyük şehir belediyesi tarafından kente kazandırılacağı bildirildi

CANDARLI İBRAHİM PAŞA HAMAMI

CANDARLI İBRAHİM PAŞA HAMAMI

CANDARLI İBRAHİM PAŞA HAMAMI

2 Haziran 2015 Salı

VELEDİ-İ VEZİRİ CAMİİ

Haziran 02, 2015 0
VELEDİ-İ VEZİRİ CAMİİ
VELEDİ-İ VEZİRİ CAMİİVELEDİ-İ VEZİRİ CAMİİ
Camiye ait vakıf kayıtlarında belirtildiği üzre Sultan II.Bayazıd (1481-1521) döneminde görev yapmış olan veziri oğlu Mehmed efendi tarafından yaptırılmıştır.cami asıl ibadet mekanı ve son cemaat yerinin üzeri ahap çatı ile örtülmüştür.bir çok kez onarımdan geçen cami son olarak 1952de onarılarak ibadete açılmıştır.caminin doğusunda bir kaç mezardan oluşan küçük bir haziresi vardır.

VELEDİ-İ VEZİRİ MOSQUE
According to its wagf records this mosque was built by Mehmed efendi son of veziri who rendered service during the rign of Sultan Beyazıd II (1481-1512). With is main prayer hall and its portico for latecomers, it is built with a rectangular ground plan. This mosque was renovated many times. After the last renovation made in 1952, it was opened for worshipping. At the mosque's east, there is a small graveyard consisting of some graves.


VELEDİ-İ VEZİRİ CAMİİ

VELEDİ-İ VEZİRİ CAMİİ

VELEDİ-İ VEZİRİ CAMİİ

14 Haziran 2014 Cumartesi

MURADİYE İMARETİ

Haziran 14, 2014 0
MURADİYE İMARETİ
MURADİYE İMARETİ
MURADİYE İMARETİMuradiye imareti ; 1420 yıllarda sultan II Murat tarafından yaptırılan imaret günümüze ulaşan ender imaretlerden birisidir dikdörtgen planlı yapı yoksullara yemek dağıtmak amacıyla yapılmıştır yapının beden duvarları üç sıra tuğla bit sıra moloz taşla inşa edilmiştir günümüzde özel kuruluş tarafından geleneksel yemek kültürümüzün önemli bir mekanı olarak işletilmektedir

 MURADİYE  POORHOUSE
Muradiye poorhouse ; the poorhouse located at the northeast side of Muradiye mosgue was built in 1420,s the poorhouse built by Sultan Murat II is one of the poorhouses rarely seen to be existing  in our time the buılding  with a rectagular shape was built to serve foot for the poor the main walls of the building were constructed with 3 rows of brick and a row of rubble stone. today the building is oparated by a private company as a signifıcant placefor our traditional cuisine  Culture